Blog

Publisher'a Ödediğin (ya da Ondan Aldığın) Pay Royalty mi, Hizmet mi? Yurtdışı Rev-Share'de Stopaj ve ÇVÖ (2026)

Sözleşmede 'geliri 70'e 30 paylaşıyoruz' yazıyor. Ama '%X pay' bir vergi cevabı değil; asıl soru o payın gayrimaddi hak bedeli (royalty) mi, ticari/hizmet bedeli mi olduğu. Bu tek niteleme stopajı açar ya da kapatır (KVK md. 30), uygulanacak ÇVÖ maddesini değiştirir (md. 12 ↔ md. 7). Para iki yöne akar, nitelik iki türlü olur — 2×2 dört ayrı vergi sonucu. Yanlış hücre dışa ödemede geçmişe dönük stopaj, içe gelende kaybedilen mahsup demek.

Publisher'a Ödediğin (ya da Ondan Aldığın) Pay Royalty mi, Hizmet mi? Yurtdışı Rev-Share'de Stopaj ve ÇVÖ (2026)

Mevzuat Notu: Bu yazı 2026-07-23 itibarıyla 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu md. 30 (dar mükellefiyette stopaj) ve md. 33 (yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu), dar mükellef stopaj oranlarını belirleyen 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının (ÇVÖ) 7, 12 ve 22. maddeleri (Türkiye–Bulgaristan Anlaşması örnek metin olarak), Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) işlemin gerçek mahiyetini esas alan ilkesi ve GİB’in yerleşik özelge görüşü (E-38418978-125[30-2023/5]-491893 · 01.11.2023 ve E-45404237-130[I-21-59]-74403 · 28.03.2023 dahil) esas alınarak hazırlanmıştır. ÇVÖ tavanları ülkeden ülkeye değişir; kendi anlaşmanızın metnini ve güncel durumunuzu işlem öncesi teyit edin.

Sözleşme masaya geldiğinde herkesin baktığı tek bir sayı var: gelir paylaşımı oranı. “70 sana, 30 bana.” Ya da tersi. Ve o oran konuşulurken vergi kimsenin aklına gelmiyor — çünkü herkes o oranın vergi cevabını da içerdiğini sanıyor.

Sanmayın. O “%X pay” bir fiyatlama mekanizması; vergi sorusunun kendisi değil. Asıl soru bir katman altta duruyor ve tek cümlelik: bu pay, bir hakkın kullanımı karşılığı mı ödeniyor, yoksa bir hizmetin bedeli mi?

60 Saniyede Cevap

Önce iki şeyi ayırın, sıra önemli:

  1. Yön. Parayı siz mi ödüyorsunuz (TR stüdyo → yurtdışı publisher), yoksa siz mi alıyorsunuz (publisher → TR stüdyo)?
  2. Nitelik. Ödeme bir gayrimaddi hakkın (telif, marka, motor, yazılım lisansı) kullanımı karşılığı mı — yani royalty mi? Yoksa yayıncının yaptığı dağıtım/pazarlama/yayıncılık hizmeti karşılığı mı?

Kısa cevap şu. Türkiye’den dar mükellef kuruma yapılan ve iç hukukta KVK md. 30 kapsamına giren bir royalty ödemesinde kaynak ülkede stopaj doğar: KVK md. 30/2 iç oranı %20’dir (kanunda yazılı kanuni oran %15’tir; uygulanan oran 2009/14593 sayılı BKK ile %20’ye çıkarılmıştır), ama ÇVÖ md. 12 bunu tipik olarak %10 brüt tavana indirir — yeter ki karşı taraf mukimlik belgesini ibraz etsin ve gerçek lehdar olsun. Ticari/hizmet ise, publisher’ın Türkiye’de işyeri yoksa ve ilgili anlaşmada ayrı bir teknik hizmet/serbest meslek hükmü devreye girmiyorsa, ÇVÖ md. 7 uyarınca kaynak ülke hiç vergilemez: stopaj yok.

Yön ile niteliği çarpın: dört hücre çıkar, dördü dört ayrı sonuç verir. Ama şunu baştan söyleyeyim: bu dört hücre bir ön eleme haritasıdır, kesin vergi karar motoru değil. Tam hak devri, sınırlı lisans, SaaS erişimi, saf dağıtım yetkisi ve karma paketler aynı iki kutuya her zaman temiz oturmaz; her hücre kendi içinde ayrıca sözleşme-özel analiz ister. Ve stopaj çıkmaması, sorumlu sıfatıyla KDV (2 No’lu beyanname) yükümlülüğünüz olmadığı anlamına gelmez — ÇVÖ’ler KDV’yi sınırlamaz; onu ayrı test edeceksiniz. Sırayla açalım.

Publisher payı ne zaman “royalty”, ne zaman “hizmet”?

Publisher anlaşmaları tek kalıp değil. Uygulamada sık karşılaşılan dört yapı var:

  • Saf rev-share: hasılat baştan bir orana bölünür.
  • Minimum garanti (MG) + recoupment: publisher peşin bir tutar öder, sonra bunu sizin payınızdan mahsup ederek geri alır (recoup eder).
  • Lisans/telif: taraflardan biri diğerine bir IP’yi (motor, marka, karakter, kod) lisanslar.
  • Work-for-hire: sipariş üzerine yapım; genelde hizmet.

Bu başlıklar sizi yanıltmasın. Vergi, başlığa değil işleyişe bakar. Ayrımın kalbinde tek bir soru var: kim, kime, neyi lisanslıyor; IP kimde kalıyor?

Gayrimaddi hak bedeli (royalty), bir telif hakkının, markanın, patentin ya da yazılımın kullanılması veya kullanım hakkı karşılığı yapılan ödemedir. GİB’in yıllardır tekrarladığı kanonik ayrım burada devreye girer. İdare, yazılım/IP ödemelerini üçe böler ve birebir aynı ifadeyle şunu söyler:

  • Hazır/standart bir ürün, üzerinde değişiklik yapılmadan ve çoğaltılmadan nihai kullanıcıya satılıyorsa → karşı tarafın kazancı ticari kazançtır, kesinti yapılmaz.
  • Piyasada olmayan bir yazılım özel olarak hazırlatılıyorsaserbest meslek kazancıdır, %20 kesinti.
  • “Copyright” kapsamında çoğaltma, değiştirme, topluma dağıtma, gösterme hakları satın alınıyorsa → gayrimaddi hak (royalty) doğar, %20 kesinti.

Bunu publisher diline çevirin. Publisher size yalnızca dağıtım ve pazarlama hizmeti mi veriyor, yoksa size kendi motorunu/markasını kullandırıyor (ya da siz ona oyununuzun çoğaltma-dağıtma hakkını mı devrediyorsunuz)? İlki hizmet, ikincisi royalty. Aynı “rev-share” kelimesi ikisinin de üstüne yapışabilir; işiniz yapışan etiketi sökmek.

İki eksen, dört hücre

Şimdi çekirdeğe geldik. Para iki yöne akar, nitelik iki türlü olur. Çarpın:

  • Eksen A — Yön: (1) TR stüdyo öder, (2) TR stüdyo alır. Burada “yön” banka transferinin yönü değil, hasılatın hukuki sahibinin kim olduğudur. Publisher çoğu modelde tahsilatı toplar, kendi payını mahsup eder ve size net tutarı gönderir — bu netleştirme, sizin publisher’a yaptığınız “hesaben ödeme” olabilir. Kimin kime borçlu olduğunu (principal/agent) belirlemeden yönü de matrahı da doğru koyamazsınız.
  • Eksen B — Nitelik: royalty / ticari-hizmet.

Dört hücre:

  1. Dışa ödeme + royalty. Siz publisher’a bir IP kullanımı için ödüyorsunuz. Türkiye kaynak ülke; KVK md. 30/2 stopajı doğar. ÇVÖ md. 12 tavanı (tipik %10) mukimlik belgesiyle uygulanır. Stopajı siz, sorumlu sıfatıyla kesip beyan edersiniz.
  2. Dışa ödeme + hizmet. Publisher size sadece dağıtım/pazarlama hizmeti veriyor ve Türkiye’de işyeri yok. ÇVÖ md. 7 → kaynak ülke vergilemez → stopaj yok.
  3. İçe gelen + royalty. Publisher size IP’niz için royalty ödüyor; kendi ülkesinde stopaj kesiyor. O stopajı Türkiye’de KVK md. 33 ile mahsup edersiniz — ama tavanlı ve belge şartıyla.
  4. İçe gelen + hizmet. Siz publisher’a hizmet veriyorsunuz, o ülkede işyeriniz yok. Karşı ülke md. 7 uyarınca vergilemez; kazanç tümüyle Türkiye’de vergilenir.

Bir uyarı: buradaki “hizmet”, publisher’ın gerçek anlamda ticari nitelikli dağıtım/pazarlama hizmetidir. İş sipariş üzerine özel yazılım geliştirme ya da work-for-hire ise, karşı tarafın kazancı serbest meslek kazancı olabilir; o zaman KVK md. 30/1-b uyarınca stopaj (%20) gündeme gelir ve ÇVÖ tarafında md. 7 yerine anlaşmanın serbest meslek/teknik hizmet hükmü uygulanır. “Hizmet” etiketi tek başına stopajı kapatmaz — asıl belirleyici, kazancın ticari mi serbest meslek mi olduğudur.

Sahada sık gördüğüm hata, aynı sözleşmeyi yanlış hücreye yerleştirmekten çıkıyor: 1. hücreyi 2. sanıp stopajı hiç kesmemek, ya da 3. hücrede belge toplamadığı için mahsubu kaybetmek.

Sayısal karşılaştırma: 100 birimlik pay

Aynı 100 birimlik payın hücre değişince nasıl farklı yük ürettiğini yan yana koyalım. Publisher’ın mukim olduğu ülkeyle ÇVÖ var ve royalty tavanı %10 varsayıldı (bu, ülkeye göre değişir — aşağıda anlatıyorum).

SenaryoNitelikKaynak ülkede stopajHangi ÇVÖ maddesiMukimlik belgesiTürkiye’de sonuç
Dışa ödemeRoyaltyİç oran %20md. 12 (tavan %10)ŞartBelgeyle 10 birim, belgesiz 20 birim kesip beyan
Dışa ödemeHizmetYok (PE yoksa)md. 7GerekmezStopaj yok
İçe gelenRoyaltyYabancı ülke iç hukuku öngörürse keser (ÇVÖ tavanı, tipik 10 birim)md. 12TR belgenizi publisher’a verirsinizKVK md. 33 mahsup (tavanlı, belge şart)
İçe gelenHizmetYok (o ülkede PE yoksa)md. 7GerekmezTamamı TR’de kurumlar vergisi

Tabloda iki numara okumaya değer. Birincisi: dışa royalty ödemesinde mukimlik belgesinin olması ile olmaması arasındaki fark, birebir 10 birime karşı 20 birim — yani belge, ödediğiniz stopajı ikiye katlıyor ya da yarıya indiriyor. İkincisi: net ödeme yaptığınızda (yani “publisher net şu kadar alsın” dediğinizde) matrah brütleşir. %10 net için brüt = net ÷ 0,90; stopaj bu brüt üzerinden hesaplanır. Sözleşmeye “net of tax” yazan stüdyo, farkında olmadan stopajı kendi cebinden büyütür.

ÇVÖ mekaniği: md. 12 mi, md. 7 mi?

İki madde arasındaki geçiş, bütün sonucu belirliyor.

md. 12 — gayrimaddi hak bedelleri. Royalty’de kaynak ülke sınırlı bir vergileme hakkına sahiptir. Türkiye–Bulgaristan Anlaşması’nın lafzıyla: gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı karşı taraf ise, alınacak vergi “gayrisafi tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.” İç oran (%20) tavandan (%10) yüksek olduğu için tavan uygulanır. Ama iç oran tavandan düşük olsaydı, düşük olan geçerli olurdu — anlaşma vergiyi artırmak için değil, sınırlamak için vardır.

md. 7 — ticari kazançlar. Yine aynı anlaşmanın lafzı: bir teşebbüsün kazancı, o teşebbüs diğer devlette bir işyeri vasıtasıyla faaliyet göstermedikçe yalnızca kendi mukim olduğu devlette vergilendirilir. Yani publisher’ın Türkiye’de daimi işyeri/temsilcisi yoksa, hizmet niteliğindeki pay kaynak ülkede (Türkiye’de) vergilenmez. Stopaj kapanır.

md. 22 — mahsup. İçe gelen gelirde yurt dışında ödenen vergi, Türkiye’de mahsup yöntemiyle dikkate alınır. Bunun iç hukuktaki karşılığı KVK md. 33.

Burada dürüst bir sınır çizmem gerekiyor. Yukarıdaki %10, Türkiye–Bulgaristan Anlaşması’na özgü örnektir. Tavan ülkeden ülkeye değişir; birçok anlaşmada %10’dur, kimi anlaşmalarda belirli kalemler için farklı oranlar (örneğin sınai/ticari/bilimsel teçhizat kullanımında daha düşük bir oran) öngörülür. Almanya ve İngiltere anlaşmalarında royalty tavanının %10 mertebesinde olduğu yaygın olarak belirtilir; yine de bu oranları da ilgili güncel anlaşma/protokol metninden teyit edin. Sizin publisher’ınız ABD, İrlanda, Singapur ya da başka bir ülkedeyse, o tek oranı kendi anlaşma metninizden teyit etmeden yazıya dökmeyin. “Tipik %10” bir başlangıç varsayımıdır, bir hüküm değil.

Niteliği kim tayin eder — sözleşme dili mi, öz mü?

VUK’un temel ilkesi net: vergilendirmede işlemin gerçek mahiyeti esastır. Sözleşmenin başlığında “revenue share agreement” yazması, o payı otomatik olarak ticari kazanç yapmaz. İdare de yargı da kağıdın altına bakar.

Bu yüzden karma sözleşmeler ayrı bir dikkat ister. Publisher anlaşmaları çoğu zaman hem bir lisans (IP kullanımı) hem bir hizmet (pazarlama, lokalizasyon, topluluk yönetimi) içerir. GİB’in Almanya menşeli bir yazılım kuruluşuna verdiği özelgede benimsediği yol şudur: lisans kullanım hakkı ile geliştirme/danışmanlık hizmeti birlikteyse, bedel ayrıştırılır (apportionment). Lisans kısmı royalty/md. 12 çerçevesinde, hizmet kısmı ayrı değerlendirilir. Sözleşmeniz tek bir toplam rakam veriyorsa, bu ayrıştırmayı makul ve belgelenebilir bir yöntemle sizin yapmanız gerekir. Sonradan tek taraflı çizdiğiniz oran idarece kabul edilmek zorunda değildir; ayrıştırmayı sözleşmede önceden tanımlamak, bağımsız fiyat/emsal ve somut maliyet-deliverable kayıtlarıyla desteklemek gerekir. Bedel güvenilir biçimde ayrıştırılamıyorsa, idarenin tüm bedeli baskın (ve çoğu zaman daha riskli) unsura göre nitelendirme ihtimali doğar.

Peki minimum garanti (MG), avans ve recoupment nasıl nitelenir? Burada tarih-sayılı, doğrudan bu kaleme özgü bir GİB görüşü bulamadım; o yüzden kesin bir künye uydurmuyorum, ilkeden gidiyorum. MG’nin vergisel niteliği, altında yatan hakkın ya da hizmetin niteliğini izler. Ve “recoupable” ile “iade edilebilir” aynı şey değil: oyun sektöründeki MG çoğu kez publisher’ın gelecekteki paylardan mahsup ettiği (recoup ettiği), fakat satış olmazsa nakden geri istemediği non-refundable bir avanstır. Doğru muhasebe, sözleşmedeki iade yükümlülüğüne, edimin ifasına ve hak kazanma koşullarına bakılarak kurulur. Geri ödeme borcu doğurmayan/koşullu bir avans, tahsil edildiği anda doğrudan gelir değildir; alınan avans olarak izlenir, satış ürettikçe gelire döner — ama bu sonucu sözleşme koşullarını okumadan otomatiğe bağlamayın.

Stopaj tarafında ise KVK md. 30/2 tetiği “nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller”dir — yani ödeme, hesaben kayıt ya da tahakkuk anlarından hangisi önce gerçekleşirse stopaj o an doğar. Royalty niteliğinde bir MG’yi siz dışa öderseniz, oyun daha hiç satılmamış olsa bile, ödeme (ya da tahakkuk) anında stopaj yükümlülüğü doğar. Bunu sözleşme imzalanırken hesaba katmayan stüdyo, ilk MG transferinde sürprizle karşılaşır.

Gökay GÜL’ün Notu: Sözleşmeyi imzalamadan önce iki şeyi kağıda döktürün: (1) bu payın royalty mi hizmet mi olduğunu — karma ise hangi yüzdenin hangisi olduğunu — ve (2) mukimlik belgesinin kim tarafından, hangi sıklıkla temin edileceğini. Stopajı “net of tax” mı “gross” mu üstleneceğinizi de rakamla yazın. Bu üç cümle sözleşmede yoksa, farkı yıl sonunda muhasebe değil, sizin kâr-zararınız öder.

Risk filtresi: hangi soruyu sorarsanız doğru hücreyi bulursunuz

Sırayla geçin; her soru sizi bir hücreye yaklaştırır:

  • IP kimde? Ödeme, karşı tarafın IP’sini kullanmanız karşılığıysa royalty yönündesiniz. Sadece onun hizmetini alıyorsanız değil.
  • Publisher’ın Türkiye’de işyeri/daimi temsilcisi var mı? Varsa md. 7 sonucu değişir; hizmet bile olsa kaynak ülke vergilemesi gündeme gelebilir.
  • Mukimlik belgesi elde ve güncel mi? Yoksa ÇVÖ indirimli oranı (tipik %10) uygulayamazsınız; iç oran %20 devreye girer, sonra iade uğraşırsınız.
  • Dışa ödemede stopajı kestiniz mi? Kesmeniz gerekirken kesmediyseniz, vergi sizin üzerinizde sorumlu sıfatıyla kalır — gecikme faizi ve cezasıyla, geçmişe dönük.
  • İçe gelende yabancı stopajı belgelendi mi? Konsolosluk tasdikli belge tarhiyat anında yoksa mahsup ertelenir; belge bir yıl içinde gelmezse tarhiyat düzeltilmez (md. 33/7) ve ödediğiniz yabancı vergi Türkiye’de düşülmeden kalır — üstelik ertelenen vergi için gecikme zammı işler (md. 33/8).

Son iki madde, dört hücrenin en pahalı iki hatasıdır: birincisi dışa ödemede ceza, ikincisi içe gelende çifte vergi yükü.

Mahsup tarafını biraz açayım, çünkü içe gelen senaryonun kalbi burası. KVK md. 33’e göre yurt dışında ödenen vergi Türkiye’de kurumlar vergisinden indirilebilir; ancak indirilecek tutar, o kazanca KVK md. 32’deki oran uygulanarak bulunacak tutarı aşamaz. Bu tavanı aşan yabancı vergi indirilemez, kaybolur; tavan sınırı içinde kalıp o dönem indiremediğiniz kısım ise izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar devreder.

Ve en kritik şart: yabancı ülkede ödenen vergi, o ülkedeki Türk elçilik/konsolosluklarınca tasdikli belgeyle tevsik edilmedikçe indirilemez (md. 33/6). Belge tarhiyat anında hazır değilse mahsup büsbütün yanmaz: KVK md. 33/7 uyarınca vergi, o ülkede geçerli oran üzerinden (md. 32 oranını aşmamak şartıyla) hesaplanıp ilgili kısım ertelenir; belge tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ibraz edilirse tarhiyat düzeltilir. Süresinde sunulmazsa ertelenen vergi için gecikme zammı işler (md. 33/8). Kısacası belge geç kalırsa iş zorlaşır ama kapı bir yıl boyunca aralıktır; belge hiç gelmezse mahsup gider.

Bir de teğet ama içe gelen yönde önemli bir kalem var: yurt dışına verilen yazılım/oyun hizmetlerinde KVK md. 10/1-ğ’deki kazanç indirimi gündeme gelebilir. Bu indirimin oranı 7491 sayılı Kanun’un 59. maddesiyle (27.12.2023) %50’den %80’e çıkarıldı ve kazancın beyanname verme süresine kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartına bağlandı; sonrasında bu bendin uygulanmasına dair 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (30.04.2026 tarihli Resmî Gazete) yayımlandı. Bu ayrı bir teşvik mekanizması — matrahtan indirim, stopaj/ÇVÖ ekseninin dışında — ve güncel oran/kapsam Cumhurbaşkanı Kararı ile hareket ettiği için, kendi durumunuza uygulanabilirliğini ve yürürlükteki oranı işlem öncesi ayrıca teyit ettirin. Rev-share gelirinizin bu kapsama girip girmediği başlı başına bir çalışma konusudur.

Saha Vakası

Aşağıdaki örnek, birebir tek bir olaydan değil, benzer birkaç dosyadan damıtılmış temsilî (kompozit) bir vakadır; kişi ve firma bilgileri anonimdir.

İskandinav menşeli bir yayıncıyla çalışan bir mobil oyun stüdyosu, aylardır publisher’a “rev-share” adıyla ödeme gönderiyordu — hasılatın bir kısmını, hiç stopaj kesmeden. Mantıkları makuldü: “Biz ona hizmet bedeli ödüyoruz, ticari kazanç, stopaj yok.”

Sözleşmeyi açtığımızda tablo değişti. Publisher yalnızca dağıtım yapmıyordu; kendi yayıncılık markasını ve bir analitik/LiveOps motorunu stüdyoya kullandırıyor, oyunun bazı sürümlerini kendi altyapısında çoğaltıp dağıtıyordu. Yani ödemenin ağırlıklı kısmı bir kullanım hakkı karşılığıydı — royalty. Üstelik dosyada hiç mukimlik belgesi yoktu.

Sonuç ikili bir açıktı. Geçmişe dönük olarak, royalty niteliğindeki kısım için kesilmesi gereken stopaj hiç kesilmemişti; bu tutar, gecikme faiziyle stüdyonun sırtındaydı. Ve belge sunulmadığı için, o aşamada uygulanan oran ÇVÖ tavanı %10 değil, iç oran %20’ydi — ilgili döneme ait mukimlik belgesi sonradan tevsik edilebilseydi düzeltme/iade yolu açıktı, ama geçmiş dönem için bu ek bir süreçti. Düzeltmede üç şey yaptık: bedeli lisans ve hizmet olarak ayrıştırdık, ileriye dönük her ödeme için mukimlik belgesi akışını sözleşmeye bağladık, ve stopaj yükünü kimin taşıyacağını “gross-up” formülüyle netleştirdik. Ticari paylaşım oranı değişmedi; ama geçmiş stopaj + gecikme faizi ayrıca bir maliyet olarak doğdu, ve artık her ödemenin arkasında doğru hücre ile bir belge vardı.

Sık Sorulan Sorular

Yurtdışı publisher’a ödediğim rev-share’den stopaj kesmeli miyim? Ödeme bir gayrimaddi hakkın (marka, motor, yazılım, çoğaltma-dağıtma hakkı) kullanımı karşılığıysa evet: KVK md. 30/2 kapsamında stopaj doğar, iç oran %20’dir ve ÇVÖ md. 12 mukimlik belgesiyle tipik %10 tavana iner. Ödeme yalnızca dağıtım/pazarlama hizmeti karşılığıysa ve publisher’ın Türkiye’de işyeri yoksa, ÇVÖ md. 7 uyarınca stopaj kesmezsiniz.

Rev-share royalty mi hizmet mi — nasıl anlarım? Sözleşmenin başlığına değil işleyişine bakın. Tek soru: karşı tarafın bir IP’sini mi kullanıyorsunuz (ya da ona kendi IP’nizin kullanım/çoğaltma hakkını mı devrediyorsunuz), yoksa sadece onun hizmetini mi alıyorsunuz? İlki royalty, ikincisi hizmet. Sözleşme her ikisini de içeriyorsa bedel ayrıştırılır.

Mukimlik belgesi olmadan ÇVÖ indirimli oranını uygulayabilir miyim? Hayır. Belge ibraz edilmezse anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat uygulanır; yani indirimli tavan (tipik %10) değil, iç oran %20 geçerli olur. Belge sonradan sunulursa fazla kesilen kısım için iade yoluna gidilir, ama bu ek bir süreçtir. Belgeyi ödeme öncesi temin edin.

Publisher bana ödeme yaparken kendi ülkesinde stopaj kesti; Türkiye’de mahsup eder miyim? Evet, KVK md. 33 ile mahsup edebilirsiniz — üç koşulla: kazancı Türkiye’de genel sonuç hesaplarına dahil edeceksiniz, mahsup edilecek tutar md. 32 oranıyla hesaplanan sınırı aşamaz (sınırı aşan kısım indirilemez; sınır içinde kalıp o dönem indirilemeyen kısım izleyen üçüncü hesap dönemine devreder), ve ödenen vergiyi konsolosluk tasdikli belgeyle tevsik edeceksiniz (md. 33/6). Belge tarhiyat anında yoksa vergi ertelenir ve tarh tarihinden itibaren bir yıl içinde belge sunulursa tarhiyat düzeltilir; bu süre kaçarsa tarhiyat düzeltilmez ve mahsup gider (md. 33/7). Ayrıca ertelenen vergi için gecikme zammı hesaplanır (md. 33/8).

Minimum garanti (MG) / avans ödemesi nasıl vergilenir? Niteliği, altında yatan hakkın ya da hizmetin niteliğini izler; bu kaleme özgü tarih-sayılı bir GİB görüşü bulunmadığından ilkesel konuşuyorum. Geri ödenebilir avans, tahsil anında doğrudan gelir sayılmaz; satış ürettikçe gelire döner. Ama dışa royalty niteliğinde bir MG öderseniz, stopaj “nakden veya hesaben ödeme ya da tahakkuk” anında doğar — oyun henüz satılmamış olsa bile.

Ne Yapmalısınız

Yurtdışı publisher ödemesinde doğru hücreyi bulmanın iskeleti beş adım: niteliği belirleyin (royalty mi hizmet mi), yönü netleştirin (ödüyor musunuz alıyor musunuz), doğru ÇVÖ maddesini seçin (md. 12 ↔ md. 7), mukimlik belgesini ödeme öncesi temin edin, ve iç oran ile anlaşma tavanını karşılaştırıp sorumlu sıfatıyla beyanı ya da md. 33 mahsubunu kurun. Karma sözleşmede bedeli ayrıştırın; MG/avans kalemlerini altındaki hakka göre nitelendirin.

Bu konu iki komşu yazıyla iç içe geçiyor: mukimlik belgesinin yabancı yatırımcı için nasıl alınacağı ÇVÖ indirimli oranının anahtarıdır; publisher değil de doğrudan store üzerinden satış yapıyorsanız App Store/Google Play store komisyonunun KDV matrahı ayrı bir eksendir — orada ilişki genelde komisyonculuk niteliğindedir ve mesele KDV matrahına kayar; yine de somut sözleşmeye göre stopaj ve KDV ayrıca incelenmelidir. Publisher’a ödemede ayrıca sorumlu sıfatıyla KDV (2 No’lu beyanname) de gündeme gelebilir; onun mekaniğini o yazıda işledim.

Publisher sözleşmenizdeki payın hangi hücreye düştüğünü kendi rakamlarınızla oturtmak isterseniz, Sistem Global Danışmanlık olarak niteleme–ÇVÖ–mukimlik belgesi zincirinizi birlikte kurabiliriz. Detay ve iletişim için gokaygul.com üzerinden yazın.

Sık sorulanlar.

Yurtdışı publisher'a ödediğim rev-share'den stopaj kesmeli miyim?

Ödeme bir gayrimaddi hakkın (marka, motor, yazılım, çoğaltma-dağıtma hakkı) kullanımı karşılığıysa evet: KVK md. 30/2 kapsamında stopaj doğar, iç oran %20'dir ve ÇVÖ md. 12 mukimlik belgesiyle tipik %10 tavana iner. Ödeme yalnızca dağıtım/pazarlama hizmeti karşılığıysa ve publisher'ın Türkiye'de işyeri yoksa, ÇVÖ md. 7 uyarınca stopaj kesmezsiniz.

Rev-share royalty mi hizmet mi — nasıl anlarım?

Sözleşmenin başlığına değil işleyişine bakın. Tek soru: karşı tarafın bir IP'sini mi kullanıyorsunuz (ya da ona kendi IP'nizin kullanım/çoğaltma hakkını mı devrediyorsunuz), yoksa sadece onun hizmetini mi alıyorsunuz? İlki royalty, ikincisi hizmet. Sözleşme her ikisini de içeriyorsa bedel ayrıştırılır.

Mukimlik belgesi olmadan ÇVÖ indirimli oranını uygulayabilir miyim?

Hayır. Belge ibraz edilmezse anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat uygulanır; yani indirimli tavan (tipik %10) değil, iç oran %20 geçerli olur. Belge sonradan sunulursa fazla kesilen kısım için iade yoluna gidilir, ama bu ek bir süreçtir. Belgeyi ödeme öncesi temin edin.

Publisher bana ödeme yaparken kendi ülkesinde stopaj kesti; Türkiye'de mahsup eder miyim?

Evet, KVK md. 33 ile mahsup edebilirsiniz — üç koşulla: kazancı Türkiye'de genel sonuç hesaplarına dahil edeceksiniz, mahsup edilecek tutar md. 32 oranıyla hesaplanan sınırı aşamaz (sınırı aşan kısım indirilemez; sınır içinde kalıp o dönem indirilemeyen kısım izleyen üçüncü hesap dönemine devreder), ve ödenen vergiyi konsolosluk tasdikli belgeyle tevsik edeceksiniz (md. 33/6). Belge tarhiyat anında yoksa vergi ertelenir ve tarh tarihinden itibaren bir yıl içinde belge sunulursa tarhiyat düzeltilir; bu süre kaçarsa tarhiyat düzeltilmez ve mahsup gider (md. 33/7). Ayrıca ertelenen vergi için gecikme zammı hesaplanır (md. 33/8).

Minimum garanti (MG) / avans ödemesi nasıl vergilenir?

Niteliği, altında yatan hakkın ya da hizmetin niteliğini izler; bu kaleme özgü tarih-sayılı bir GİB görüşü bulunmadığından ilkesel konuşuyorum. Geri ödenebilir avans, tahsil anında doğrudan gelir sayılmaz; satış ürettikçe gelire döner. Ama dışa royalty niteliğinde bir MG öderseniz, stopaj "nakden veya hesaben ödeme ya da tahakkuk" anında doğar — oyun henüz satılmamış olsa bile.

← Tüm yazılara dön