Blog

Faturayı Yurt Dışına Kesmek Yetmez: SaaS'ta KDV İstisnasını 'Nerede Faydalanıldığı' Belirler (2026)

Yurt dışı bir müşteriye SaaS ya da yazılım hizmeti satıp faturayı KDV'siz kesmek, tek başına istisna anlamına gelmez. KDV hizmet ihracı istisnası iki koşulu birlikte arar: hizmet yurt dışındaki müşteri İÇİN yapılmalı ve hizmetten yurt dışında FAYDALANILMALI. İkinci koşul asıl belirleyicidir: müşteri yurt dışında görünse de hizmet Türkiye'deki bir faaliyetle bağlıysa (Türkiye'deki iştirak, Türk pazarına dönük iş, yurt içine de açık uygulamada Türkiye'deki kullanıma isabet eden pay) istisna riski doğar ve %20 KDV gündeme gelebilir. İdare karma kullanıma katı yaklaşırken yargı, somut hizmet alıcısı ve faydalanma ilişkisini inceler. Üstüne iki ayrı yanılgı: hizmet bedelini Türkiye'ye getirmek istisnanın değil yalnız iadenin şartıdır; ve bu KDV istisnası, KVK 10/1-ğ kazanç indiriminden ayrı bir rejimdir.

Faturayı Yurt Dışına Kesmek Yetmez: SaaS'ta KDV İstisnasını 'Nerede Faydalanıldığı' Belirler (2026)

Mevzuat kontrol tarihi: 11 Eylül 2026. Bu yazı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 6/b, 11/1-a, 12/2 ve 32. maddeleri, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin hizmet ihracına ilişkin II/A bölümü, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-ğ maddesi, 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 26 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, GİB özelgeleri ve Danıştay 3. Daire E.2023/739 K.2025/4585 kararı esas alınarak hazırlandı. “Yurt dışında faydalanma” somut sözleşme ve kullanım modeline göre değişir; karma kullanımlı kritik işlemde mükellefin kendi olayı için özelge talebi değerlendirilmelidir.

Yurt dışındaki bir şirkete SaaS aboneliği ya da özel yazılım hizmeti sattınız. Faturayı yabancı müşteri adına, KDV’siz kestiniz. Refleks basit: “Bu bir ihracat, KDV yok.” Sahada en sık gördüğüm yanılgı tam burada.

Çünkü faturayı yurt dışına kesmek, KDV istisnasının tek şartı değil, yalnızca bir kanıtıdır. İstisnayı asıl açan ya da kapatan soru başkadır: bu hizmetten nerede faydalanılıyor? Cevap Türkiye’yi işaret ediyorsa, fatura yurt dışına kesilmiş ve bedel Türkiye’ye gelmiş olsa dahi istisna kapanır.

60 Saniyede Cevap

3065 sayılı KDV Kanunu md. 11/1-a, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetleri KDV’den istisna tutar. Ama md. 12/2 bu istisnayı iki koşula birlikte bağlar:

  1. Hizmet, yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olmalı. Bu, yurt dışı mukim müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belgeyle tevsik edilir — ama faturanın tek başına yeterli olmadığını, gerçek müşteri ilişkisinin sözleşme ve iş akışıyla da uyumlu olması gerektiğini aklınızda tutun.
  2. Hizmetten yurt dışında faydalanılmalı. Yani hizmet, müşterinin yurt dışındaki işiyle ilgili olmalı; Türkiye’deki bir faaliyetle bağı bulunmamalı.

Birinci koşulu sağlamak kolaydır — faturayı yabancı firmaya kesersiniz. İşin düğümü ikinci koşuldadır. SaaS’ta müşteri yurt dışında görünse bile, hizmetten fiilen Türkiye’de faydalanılıyorsa istisna düşer ve %20 KDV doğar.

Üstüne sık karıştırılan iki nokta daha:

  • Ödeme meselesi. Hizmet bedelini Türkiye’ye getirmek istisnanın şartı değildir; iki koşul sağlanıyorsa faturayı KDV’siz kesip beyan edersiniz. Bedelin Türkiye’ye getirilmesi yalnızca yüklenilen KDV’nin iadesini almak istediğinizde devreye girer. Faturada Türk lirası karşılığı gösterilen hizmet ihracında, bedelin Türk lirası olarak getirildiğini kanıtlayan belge de iade için kabul edilir.
  • KDV ≠ kazanç indirimi. Buradaki KDV istisnası (md. 11/1-a), KVK 10/1-ğ’deki yazılım kazancı indiriminden ayrı bir rejimdir. Kazanç indiriminde kazancın tamamını Türkiye’ye transfer etmek şarttır; KDV istisnasında böyle bir şart yoktur.

Hizmet İhracı İstisnası Nedir?

KDV Kanunu md. 11/1-a, “yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler”i istisna kapsamına alır. Bu istisnanın çerçevesini md. 12/2 çizer: bir hizmetin “hizmet ihracı” sayılabilmesi için hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir. İki koşul birlikte aranır; biri eksikse istisna yoktur.

Kanun neden “faydalanma”yı bu kadar önemsiyor? Çünkü md. 6/b’ye göre bir hizmetin Türkiye’de yapılması ya da hizmetten Türkiye’de faydalanılması, o işlemi Türkiye’de yapılmış — dolayısıyla Türk KDV’sinin konusuna giren — sayar. Türkiye’de üretilen bir SaaS hizmeti çoğu zaman “Türkiye’de yapılmış” sayılmaya devam eder; KDV’nin hesaplanmaması, işlemin konudan çıkması değil, iki koşul sağlandığında md. 11/1-a hizmet ihracı istisnasının devreye girmesidir. Faydalanma, bu istisnanın açılıp kapanmasını belirleyen menteşedir.

KDV Genel Uygulama Tebliği’nin hizmet ihracına ayrılmış II/A bölümü “faydalanma”yı somutlaştırır: hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, hizmetin müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleriyle ilgili olması; Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgisinin bulunmamasıdır. Aynı bölüm kritik bir örnek verir: yurt dışındaki bir firmaya, onun Türkiye’ye göndereceği mal ve hizmetler için Türkiye’de verilen aracılık, müşteri bulma veya piyasa araştırması hizmeti, istisna kapsamında değildir — çünkü bu hizmetten Türkiye’de faydalanılır. Tebliğ açıkça ekler: faturanın yabancı firma adına düzenlenmiş ve bedelin Türkiye’ye getirilmiş olması bu sonucu değiştirmez.

Bu yüzden “faturayı yurt dışına kestim” tek başına bir savunma değildir. GİB’in yazılım ve tasarım hizmetlerine ilişkin bir özelgesinde (76464994-130-211600, 30.07.2024) vardığı sonuç da aynı çizgidedir: yazılım/tasarım hizmetinin yurt dışındaki müşteri için yapılması ve bu hizmetten yurt dışında faydalanılması şartıyla hizmet ihracı kapsamında KDV’den istisna tutulması mümkündür. Şart, tek cümlede iki ayaklıdır.

Bir ayrım daha kritik: hizmet ihracı istisnası tam istisnadır (md. 32). Yani işlemi KDV’siz yaparsınız ve bu işlem için yüklendiğiniz — sunucu, yazılım lisansı, danışmanlık gibi girdilerdeki — KDV’yi indirebilir, indirimle gideremediğiniz kısmı iade alabilirsiniz. Bu, hizmet ihracını “KDV’siz ama girdi KDV’si de çöp” olan kısmi istisnadan ayıran temel farktır.

KDV istisnası ile kazanç indirimini karıştırmayın. Yurt dışına yazılım satan bir şirketin gündeminde iki ayrı rejim vardır ve sık sık birbirine karışır. KDV istisnası (md. 11/1-a): tam istisna kapsamında hesaplanan KDV yoktur; yüklenilen KDV iade edilebilir ve faturayı KDV’siz kesmek için hizmet bedelinin Türkiye’ye gelmesi şart değildir. KVK 10/1-ğ kazanç indirimi: yurt dışına verilen yazılım (ve mühendislik, tasarım, veri işleme gibi) hizmetlerinden elde edilen kazancın matrahtan indirilmesidir; oranı 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (30.04.2026, 33239 R.G.) ile %80’den %100’e çıkarılmıştır (1/1/2026’dan itibaren başlayan dönemler için). Ancak bu indirimin şartı serttir: kazancın tamamının, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekir. Biri ciro (fatura) üzerinden tam istisna, diğeri net kazanç üzerinden matrah indirimi; biri hizmet bedelinin gelişini istisna için aramaz, diğeri kazancın transferini şart koşar. Bir uyarı daha: KVK 10/1-ğ her yazılım/SaaS gelirini otomatik kapsamaz — işlemin bentte sayılan bir hizmet mi, yoksa gayrimaddi hak/lisans bedeli mi olduğu ayrıca belirlenir; niteliği farklıysa bu indirim gündeme gelmeyebilir. Ayrıca bu indirim, kazancın kurumlar vergisi matrahından düşülmesini sağlar; asgari kurumlar vergisi matrahından düşülemez — beyannamede yine vergi çıkabilir. Ayrıntı için: %100 indirim aldınız, vergi yine çıktı: hizmet ihracında asgari kurumlar vergisi duvarı. Teknopark rejimine geçmek gündemdeyse: Teknopark mı, hizmet ihracı indirimi mi? yazımızda iki yolu efektif vergi yükü açısından karşılaştırdık. İki rejim, iki ayrı sonuç.

Not: 4/7/2026 tarihli 26 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (RG 33300), nitelikli hizmet merkezleri ile Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılan mallar ve yurt dışındaki mal alım satımlarına aracılık kazançları için ayrı açıklamalar getirdi. Bunlar, SaaS/yazılım hizmetlerinde önce işlemin KVK 10/1-ğ kapsamındaki bir hizmet mi yoksa başka nitelikte bir gelir mi olduğunun belirlenmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Özellikle dijital ürün ve aracılık modellerinin ayrımı için transit ticaret kazanç istisnası ve 26 No.lu Tebliğ yazısına bakabilirsiniz.

Sayısal Karşılaştırma: İstisna Var / İstisna Yok

Aynı satışın iki senaryodaki KDV yükünü yan yana koyalım. Bir SaaS stüdyosunun aylık 100.000 birim (₺ ya da döviz karşılığı) hizmet bedeli kestiğini ve bu hizmeti üretmek için o ay 18.000 birim KDV yüklendiğini (sunucu, lisans, dış hizmet girdileri) varsayalım.

Kalemİstisna VAR (yurt dışında faydalanma)İstisna YOK (Türkiye’de faydalanma)
Hesaplanan KDV (satış)0 (tam istisna; hesaplanan KDV yok)20.000 (%20)
Yüklenilen girdi KDV’si18.00018.000
Beyan sonucuİstisna işleme yüklenen ve indirimle giderilemeyen KDV için iade hakkı (başka işlemlerin KDV’sinden mahsup edilemeyen kısım)20.000 tahsil edilip beyan; 18.000 indirilir, 2.000 ödenir
Müşteriye yansıyanFatura KDV’sizFatura + %20 KDV (müşteriden tahsil ya da maliyete gömülür)
Nakit etkisiİndirimle giderilemeyen girdi KDV’si iadeye konu olabilir (nakit lehte)KDV müşteriden alınamıyorsa doğrudan maliyet

(Tabloda 100.000, KDV hariç net hizmet bedeli varsayılmıştır.)

Bu tablonun iki dersi var. Birincisi, istisna yalnızca “satışta KDV yok” demek değildir; istisna işlemle ilgili yüklenilen ve indirimle giderilemeyen KDV’nin iadeye konu olabilmesi demektir — bu, yurt dışına satış yapan bir yazılımcı için düzenli bir nakit kalemidir (iade, belge ve yüklenim şartlarına bağlıdır). İkincisi, istisnayı yanlışlıkla uygulayıp sonradan kaybederseniz (faydalanma Türkiye’de çıkarsa), geçmişe dönük KDV müşteriden artık tahsil edilemeyeceği için çoğu zaman doğrudan sizin cebinizden çıkar; üstüne gecikme faizi ve ceza biner. Tarhiyatta KDV’nin bedelin üstüne mi (KDV hariç) eklendiği yoksa içinden mi (KDV dâhil) hesaplandığı, sözleşme ve fiyatlandırmaya göre değişir. İstisnanın değeri kadar, yanlış uygulanmasının bedeli de buradadır.

Karar Matrisi: “Yurt Dışında Faydalanma” Hangi Senaryoda Düşer?

Her satırı tek bir soruyla okuyun: “Bu hizmetten kim, nerede faydalanıyor?” Aşağıdaki senaryolar, faturanız yurt dışına kesilmiş olsa bile istisnayı tartışmalı ya da geçersiz kılar.

SenaryoFaydalanma nerede?İstisna durumu
Yurt dışı mukim şirkete, onun yurt dışı işi için SaaSYurt dışıSağlam (iki koşul da tamam)
Yurt dışı müşterinin Türkiye’deki iştiraki/şubesi için hizmetTürkiyeKapanır — bedel Türkiye’ye gelse de %20 KDV
Yurt dışı firmaya, Türk pazarına müşteri bulma / pazarlamaTürkiyeKapanır (Tebliğ örneği birebir)
Uygulama/SaaS hem yurt dışına hem yurt içine açık, Türk kullanıcı da varKısmen TürkiyeTartışmalı — idare ile yargı ayrışıyor (aşağıda)
App store / reseller üzerinden satış, muhatap yurt dışı platformSözleşmeye göre değişirPlatformun kendi adına satıcı olduğu belgeyle sabitse hizmet ihracı savunulabilir; Türk son kullanıcı payı münhasırlığı bozabilir
Yurt dışı B2C (bireysel yabancı kullanıcı)Yurt dışı (kullanıcı konumu)Hukuken mümkün; ispat (konum/mukimlik) zorlaşır

Yurt dışında faydalanma karar ağacı: fatura yurt dışı adına mı, hizmetten yurt dışında mı faydalanılıyor, uygulama Türkiye'de de kullanılıyor mu — istisna var / yok / tartışmalı sonuçları

Son üç satır, SaaS’ın asıl gri bölgesidir. App store ve reseller senaryosunda çoğu zaman satışı platform kendi adına yapar (merchant of record); bu modelde sözleşmesel muhatabınız son kullanıcı değil, ödemeyi gönderen yurt dışı tüzel kişidir (örneğin Apple Distribution International ya da Google Ireland). Ama platformun her üründe, her ülkede ve her sözleşme modelinde zorunlu olarak “kendi adına satıcı” olduğunu varsaymayın: bu, acente mi, komisyoncu mu, yoksa kendi adına satıcı mı olduğunu sözleşme ve belge düzeni belirler. Muhatabın gerçekten yurt dışı platform olduğu belgeyle sabitse, faturayı ona kesersiniz ve yapı hizmet ihracı olarak savunulabilir.

İki uyarı da eklemek gerekir. Birincisi, platformun dağıttığı kullanıcıların bir kısmı Türkiye’deyse münhasırlık yine tartışılır. İkincisi, aynı mantığın Paddle, FastSpring gibi diğer ödeme aracılarına birebir uygulanacağını söyleyen doğrudan bir GİB özelgesine ulaşamadım — bu yorumu app store özelgelerinden ve genel “muhatap kim” ilkesinden kuruyorum. Kendi ödeme aracınız için özelge almak en temiz yoldur.

Özellikle oyun firmalarının in-app satın alma ve store kesintisi gelirleri için ayrı bir tartışma var: gelirin Teknopark istisnasına gireceği düşünülen kısmında bile store kesintisinin nereden düştüğü ve reklam gelirinin niteliği farklı kurallarla değerlendirilir. Bu ayrımı oyun firmaları için Teknopark istisnası ve gelir türleri yazımızda uzun uzadıya işledik.

“Münhasıran yurt dışı” tuzağı — idare ile yargının ayrıştığı yer. Uygulamanız hem yurt dışına hem yurt içine açıksa ve Türk kullanıcılardan da gelir elde ediyorsanız, buradaki hukuki gerilimi bilerek pozisyon almalısınız. Bu, “veri eksik” değil, kurumun görüşü ile yargının görüşünün ayrıştığı dürüst bir belirsizlik alanıdır:

  • İdarenin çizgisi (özelge): GİB İstanbul Defterdarlığı’nın 30.01.2026 tarihli özelgesinde (62030549-125-143061), uygulama içi sanal ürün ve abonelik geliri elde eden, uygulaması hem yurt içine hem yurt dışına açık bir yapımcıya, “münhasıran yurt dışındaki müşteriler için yapılan yazılım hizmeti” şartının sağlanmadığı belirtilmiştir. Uygulamalar münhasıran yurt dışındaki müşterilerin kullanımı için yapılırsa üç kapı da (KVK 10/1-ğ kazanç indirimi, ihracatta 5 puanlık kurumlar vergisi indirimi — KVK md. 32/7 — ve KDV istisnası) açılabilir. Ancak somut olayda uygulamanın yurt içinde de kullanılması nedeniyle özelge, mükellefin yurt dışı kullanıcı gelirlerini ayrıştırabileceği iddiasına rağmen faaliyeti münhasıran yurt dışı için yapılmış saymamış; KVK 10/1-ğ indirimini, KVK md. 32/7’deki 5 puanlık indirimi ve KDV hizmet ihracı istisnasını bütün olarak reddetmiştir. (Özelge kural olarak yalnızca başvuran mükellefi ve o somut olayı bağlar; ama idarenin inceleme yaklaşımını güçlü biçimde gösterir.) Münhasıran yurt dışı kullanım ise bu üç kapıyı yalnızca açabilir — otomatik sonuç değildir: her rejimin kendi ek şartları (fatura yurt dışı müşteri adına, KVK indiriminde kazancın tamamının süresinde Türkiye’ye transferi gibi) ayrıca sağlanmalıdır.
  • Yargının çizgisi (içtihat): Birincil karar metninden doğrulayabildiğim Danıştay 3. Daire kararında (E.2023/739 K.2025/4585 — 17.11.2025), web/yazılım hizmeti karşılığında İrlanda’daki firmadan alınan ödemeler bakımından ilk derece mahkemesi hizmetten İrlanda’da faydalanıldığını ve KDV tarhiyatının hukuka aykırı olduğunu kabul etmiş; Danıştay temyiz istemini reddederek sonucu korumuştur. Bu karar, yalnız faturadaki ülke adına değil somut hizmet alıcısı ve faydalanma ilişkisine bakıldığını gösterir. Ancak karar, Türkiye’de fiilen ücretli kullanıcı bulunan karma bir SaaS modelini genel olarak çözmez. Bu nedenle “Türkiye’den erişilebilir olmak”, “Türkiye’de gelir yaratan kullanım” ve “hizmetin Türkiye’deki faaliyetle ilgili olması” aynı olgu gibi ele alınmamalı; kendi işleminizde sözleşme, kullanıcı/gelir kırılımı ve hizmetin ekonomik amacı birlikte değerlendirilmelidir.

Bu belirsizlik, sonucu serbestçe seçebileceğiniz anlamına gelmez. Her pozisyonun ayrı dayanağı, ispat yükü ve tarhiyat riski vardır; üç yaklaşımı bu sınırlarla görmek gerekir:

  • En temkinli (özelgenin katı çizgisi): Uygulama yurt içine de açıksa, bu karma kullanımdan elde edilen gelirin tamamında istisnadan ve indirimden vazgeçip genel hükümlere göre KDV hesaplamak. 30.01.2026 tarihli özelge, karma geliri “münhasıran yurt dışı değil” sayıp bütününde reddettiği için bu yol idari görüşle en uyumlusudur.
  • Orta yol (kullanıcı bazlı ayrıştırma): Geliri kullanıcı konumuna göre yurt içi/yurt dışı olarak ayrıştırıp yalnız yurt dışı kısımda istisna uygulamak. Dikkat: bu kısmi ayrıştırmanın söz konusu özelge tarafından kabul edildiğini resmî metinden doğrulayamadım; ayrı bir hukuki gerekçe ve güçlü belge gerektiren, idarece garanti edilmemiş bir pozisyondur.
  • En iddialı (yargı çizgisi): Asıl muhatabı yurt dışı platform kabul edip gelirin tamamında istisna uygulamak. Bunu bir “aksiyon menüsü maddesi” gibi görmeyin: KDV’nin eksik beyanı soyut bir tercih değil, tarhiyat + vergi ziyaı cezası + gecikme faizi doğurabilen somut bir risktir. Bu pozisyon ancak platformun gerçek hizmet alıcısı olduğu ve yurt dışında faydalanma şartının somut belgelerle savunulabildiği durumda değerlendirilebilir; ihtirazi kayıtla beyan, özelge ve dava stratejisi gibi usul seçeneklerini mali müşavirinizle birlikte değerlendirin.

Hangi yolu seçerseniz seçin, kararı belgeyle (kullanıcı konum verisi, gelir kırılımı, sözleşme) desteklemeniz ve tereddütte kendi olayınız için özelge talep etmeniz şarttır.

Gökay GÜL’ün Notu

Gökay GÜL’ün Notu: Yurt dışına yazılım satan bir şirketle çalışmaya başladığımda ilk istediğim şey fatura değil, faydalanma dosyasıdır. Üç şey ararım: (1) müşterinin yurt dışı mukim olduğunu gösteren belge (mukimlik/ticaret sicili), (2) hizmetin müşterinin yurt dışı işiyle ilgili olduğunu gösteren sözleşme ve kapsam tanımı, (3) SaaS’ta kullanıcıların nerede olduğunu gösteren teknik veri (kullanım/erişim kayıtları, coğrafi kırılım). IP veya coğrafi erişim kaydı tek başına nihai kanıt değildir; sözleşme, hizmetin ekonomik amacı ve gelir kırılımıyla birlikte okunur. İnceleme geldiğinde “faturayı yurt dışına kestim” bir cümledir; ama bu üç belge bir savunmadır. Özellikle uygulaması Türkiye’ye de açık olan mükelleflerde gelir kırılımını en baştan ayrı izleyin — yurt içi ve yurt dışı kullanımı sonradan ayırmaya çalışmak, çoğu zaman geriye dönük ve tartışmalı bir iş olur. Ödeme konusunda da net olun: iki koşul tamamsa faturayı KDV’siz kesin, ama iadeyi almak için hizmet bedelinin Türkiye’ye geldiğini banka dekontu veya eşdeğer belgeyle kanıtlayın. Faturada Türk lirası karşılığı gösterilmişse Türk lirasıyla tahsilatı belgelemek de mümkündür. İstisna ayrı sorudur, iade ayrı.

Saha Vakası

(Temsilî örnek — gerçek mükellef deneyimlerinden damıtılmış, anonim bir bileşke.)

Ankara merkezli bir SaaS ekibi, bir üretkenlik aracını hem yurt dışı hem yurt içi kullanıcıya açık olarak yayımladı. Gelirin çoğu yurt dışı ödeme aracısı üzerinden geliyordu; ekip, aracıya kestiği faturaları KDV’siz düzenleyip tüm satışı hizmet ihracı istisnası kapsamında beyan etti. İlk iki yıl sorunsuz göründü.

Sonra bir KDV iadesi talebi, incelemeyi tetikledi. İnceleme, kullanıcı tabanının azımsanmayacak bir kısmının Türkiye’de olduğunu — yani hizmetten önemli ölçüde Türkiye’de faydalanıldığını — ortaya koydu. İdarenin yaklaşımı, Türk kullanıcılara isabet eden kısımda istisnayı kabul etmemek yönünde oldu; geçmişe dönük KDV, gecikme faizi ve ceza gündeme geldi. Bedelin müşteriden artık tahsil edilemeyecek olması, yükün doğrudan şirketin üstünde kalması demekti.

Böyle bir tabloda yapılabilecek şey, geçmişi silmek değil, zemini belgeyle yeniden kurmaktır. Gelir, kullanıcı konumuna göre yurt içi ve yurt dışı olarak ayrıştırılır; yurt dışı kullanıma isabet eden kısım için faydalanma dosyası (sözleşme, mukimlik, erişim verisi) toparlanır; yurt içi kısım için KDV’nin doğru dönemde hesaplandığı bir düzene geçilir. Şunu açıkça söyleyeyim: bu kullanıcı bazlı ayrıştırmanın inceleme elemanınca kabul edileceği garanti değildir — idarenin katı çizgisi karma gelirin tamamını hizmet ihracı dışında görebilir. Ayrıştırma, istisnayı otomatik sağlayan bir yöntem değil, daha lehe bir pozisyonu destekleyen bir delil düzenidir ve kimi hâllerde uyuşmazlığı yargıya taşımaya değer bir zemin yaratır. Değişen asıl şey şudur: “faturayı yurt dışına kestim, bu ihracattır” refleksi, “faydalanma nerede, bunu nasıl kanıtlıyorum” disiplinine döner.

Ne Yapmalısınız

  1. Faydalanma dosyası kurun. Her yurt dışı müşteri için üç belgeyi hazır tutun: müşterinin yurt dışı mukim olduğunu gösteren belge, hizmetin müşterinin yurt dışı işiyle ilgili olduğunu gösteren sözleşme/kapsam, ve SaaS’ta kullanıcı konumunu gösteren teknik veri. İstisnanın savunması budur, fatura değil.
  2. Gelir kırılımını baştan ayırın. Uygulamanız Türkiye’ye de açıksa, yurt içi ve yurt dışı kullanım gelirini en baştan ayrı izleyin. Sonradan ayırmaya çalışmak geriye dönük ve tartışmalı olur.
  3. İstisna ile iadeyi ayrı yönetin. İki koşul tamamsa faturayı KDV’siz kesin; ama yüklenilen KDV iadesi için hizmet bedelinin Türkiye’ye geldiğini banka dekontu veya eşdeğer ödeme belgesiyle kanıtlayın. Faturada Türk lirası karşılığı gösterilmişse Türk lirası tahsilatı da belgeleyebilirsiniz. İade tutarı büyükse usulünü (mahsuben/nakden, YMM raporu eşiği) önceden planlayın. Beyanname ve e-Belge kodlarını işlem tarihindeki güncel GİB kılavuzu ile muhasebe yazılımınızdaki karşılığından teyit edin; hizmet ihracı (11/1-a) ile ihraç kayıtlı teslim (11/1-c) farklı rejimlerdir.
  4. KDV istisnası ile KVK indirimini karıştırmayın. İkisi ayrı rejimdir. Kazanç indirimi (KVK 10/1-ğ, %100) istiyorsanız kazancın tamamını beyanname tarihine kadar Türkiye’ye transfer edin ve transferi belgeleyin; bu şart KDV istisnasında yoktur. İndirimi net kazanç üzerinden hesaplayın, brüt ciro üzerinden değil.
  5. Gri bölgede pozisyonunuzu bilerek alın. Uygulamanız Türkiye’ye de açıksa, idare-yargı ayrışmasını göz önünde tutarak risk iştahınıza uygun bir tutum belirleyin ve tereddütlü işlemlerde işlem öncesi özelge talep edin. Pozisyonu sözleşme, kullanıcı konumu, gelir kırılımı ve banka kayıtlarıyla birlikte kurun. Freelance geliriyle bu yolu izleyen okurlar için: yurt dışına kod yazan freelancer’ın “döviz kapanı” yazımızda benzer bir disiplini bireysel gelir tarafı için işledik.

Resmî kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut işlem öncesi kendi durumunuz için mali müşavirinize danışın.

Sık sorulanlar.

Yurt dışı müşteriye fatura kesmek otomatik olarak KDV istisnası sağlar mı?

Hayır. Fatura, hizmetin yurt dışındaki müşteri için yapıldığını destekler; istisna için hizmetten yurt dışında faydalanılması da gerekir. Hizmet Türkiye'deki bir faaliyetle ilgiliyse bedel yurt dışından gelse bile istisna uygulanmaz.

SaaS uygulaması hem yurt dışında hem Türkiye'de kullanılıyorsa ne olur?

Bu karma kullanım riskli alandır. GİB'in 30 Ocak 2026 tarihli özelgesi, münhasıran yurt dışı şartı sağlanmadığında ilgili KDV istisnası ve kurumlar vergisi avantajlarını reddeder. Somut sözleşme, kullanıcı ve gelir kırılımı belgelenmeli; tereddütte işlem öncesi özelge değerlendirilmelidir.

KDV istisnası için hizmet bedelini Türkiye'ye getirmek şart mı?

İstisnanın kendisi için hayır. Yurt dışındaki müşteri ve yurt dışında faydalanma şartları sağlanıyorsa işlem KDV'siz beyan edilebilir. Hizmet bedelinin Türkiye'ye getirilmesi, işleme yüklenen ve indirimle giderilemeyen KDV'nin iadesinin sonuçlandırılması için aranır.

KDV hizmet ihracı istisnası ile %100 kazanç indirimi aynı şey mi?

Hayır. KDVK md. 11/1-a ciroya uygulanan tam istisnadır. KVK md. 10/1-ğ veya GVK md. 89/1-13 ise şartları sağlayan net kazancın matrahtan indirimidir ve kapsamdaki kazancın tamamının beyanname verme süresine kadar Türkiye'ye transferini ayrıca arar.

Hizmet ihracında yüklenilen KDV iadesi nasıl alınır?

İşlem 1 No.lu KDV beyannamesinde 302 — Hizmet İhracatı koduyla beyan edilir. İade dosyasında hizmet faturası, yüklenilen KDV listeleri, hesaplama ve hizmet bedelinin Türkiye'ye geldiğini gösteren banka veya eşdeğer ödeme belgesi bulunur; yöntem ve rapor şartları güncel tutara göre belirlenir.

App store veya reseller üzerinden satışta belge kime düzenlenir?

Muhatap, platform adından değil sözleşmedeki gerçek satış ve ödeme modelinden bulunur. Platform kendi adına satıcıysa yabancı platform belge muhatabı olabilir; yalnız acente veya komisyoncuysa sonuç değişebilir. Türk kullanıcı payı varsa yurt dışında faydalanma şartı ayrıca risk taşır.